Yeni üyelik için üyelik formunu yada Facebook bağlantısını kullanabilirsiniz.
0 beğenilme 0 beğenilmeme
180 okundu
(60 puan) tarafından 1 2
tarafından yeniden etikenlendirildi
0 1

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
(70 puan) tarafından 1 1 2
0

Fransa’da aydınların Osmanlı Devleti ile yakından ilgilenmeleri XVI. yüzyıla dayanmakta olup, bu yüzyılda Osmanlı-Fransız dostluk ilişkilerine paralel olarak Türkoloji çalışmaları da başlamıştı. Ne var ki bu çalışmaların başlangıcında “Türk”, “Osmanlı” ve “Müslüman” kavramları birbirine karıştırılırken, XIX. yüzyılda bunlar ayrı ayrı incelenmeye başlanmış, I. Dünya Savaşı öncesinde ise bu ülkedeki “Türk araştırmaları” bilimsel özerkliğini elde etmişti. I. Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savası sırasında Çanakkale ve Kilikya cephelerinde görev alan genç Fransız Doğu-bilimcileri ise, modern dünyada yerini almaya hazır bir Türk ulusunun varolduğunu görmüşlerdi. 1920-1923 yılları arasında Fransız politik, ekonomik, diplomatik ve gazeteci çevrelerinde Türk ulusal direniş hareketi ve onun önderine karşı izlenecek politikalar konusunda yoğun tartışmalar başlamış, öyle ki Fransa’nın “Doğu Hristiyanlarının koruyucusu” görünümüne sadık tutucu ve dinî çevrelerin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nda çıkarları olan malî ve ekonomik baskı grupları açıkça Anadolu hareketine karşı tavır almışlardı. Buna karşı Fransa’daki ilerici ve liberal cumhuriyetçi çevreler ve sömürgecilik aleyhtarı sosyalist çevreler gittikçe demokratik, cumhuriyetçi ve laik bir görünüm kazanan Mustafa Kemal hareketine büyük bir sempatiyle bakıyorlardı. Sonuçta, olayları tarafsız bir şekilde gözlemleyen Fransız Türkologlarından ve Fransa’nın Türkiye’deki sivil ve askerî sorumlularından oluşan Türkiye uzmanlarının büyük bir kısmı, geleceği Mustafa Kemal’de görerek bağımsızlık isteğiyle yanıp tutuşan bir ulusun ne korumacılık ve manda rejimiyle ne de monarşiyle yönetilemeyeceğini anlamış bulunuyorlardı. İşte bu uzmanlar Fransa’nın Türkiye’ye ilişkin “uzlaşmacı” ve “barışçı” politikasının saptanmasında belirleyici olmuşlar ve bu politikanın bir sonucu olarak Fransız Hükümeti, 1920 Mayıs’ında, Kilikya cephesinde Kemalistlerle barış yapmak üzere ilk somut adımını atmıştı. Her ne kadar 30 Mayıs 1920’de yapılan ateşkes sadece 20 gün sürmüşse de Fransa, Kemalist Hükümet ile bir “ateşkes anlaşması” imzalayarak onu İtilâf Devletleri kanadında tanıyan (de facto) ilk ülke olmuştu. 1920 sonbaharından itibaren Sevres Antlaşması’nın Türkiye lehine tekrar gözden geçirilmesi (revizyonu) yönünde girişimlerini başlatan Fransa’nın bu uzlaşmacı politikası sonunda ise, Franklin Bouillon’un da önemli çabalarıyla 20 Ekim 1921 ‘de Türk-Fransız Anlaşması (Ankara Anlaşması) imzalanacaktı. Türk-Fransız Savaşı’nın bu anlaşma sayesinde sona ermesiyle birlikte Fransa’da, Türkiye’deki yeni rejimi ve onun kurucusu Mustafa Kemal’i açıkça destekleyen makale, kitap, anı-gezi türünde yayınlar da boy göstermeye başlayacaktır. 1922’de Claude Farrere’in yazdığı “Turquie Ressuscitee” (Dirilen Türkiye) adlı eser Fransız aydın çevrelerinde büyük yankılar uyandırırken, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilânı Fransız cumhuriyetçileri, 3 Mart 1924’de halifeliğin kaldırılması ise Fransız lâiklik yandaşları tarafından iyi karşılanmıştı. Fransa’da bir yandan yeni Türkiye ve onun etkili önderine karşı duyulan sempati gittikçe artarken, diğer yandan Mustafa Kemal’in ve O’nun cumhuriyetçi ve lâik politikasının hayranı güçlü Radikal Parti’nin liderlerinden sözü geçen bir politikacı olan Albert Sarraut’nun 1925’de Ankara’ya “Büyükelçi” olarak atanması resmî Türk-Fransız ilişkileri açısından olumlu bir gelişme olmuştu2.
İşte bu araştırmamızda, Türkiye’de saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyetin ilân edilmesiyle

İlgili sorular

0 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 100 okundu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
2 cevap 506 okundu
19, Şubat, 2014 Tarih kategorisinde tarık (60 puan) tarafından soruldu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
2 cevap 202 okundu
17, Mayıs, 2013 Tarih kategorisinde misafir tarafından soruldu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 204 okundu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
0 cevap 150 okundu
Soru Cevap Sitesine hoş geldiniz. Sitemizde üyeler soruyor ve yine üyeler cevaplıyor. Tamamen ücretsiz üyelik oluşturarak bilmediğiniz yada kafanıza takılan konuları sorun üyelerimizden bu konu yada konularla ilgili bilgisi olan(lar) cevaplasın. Paylaşıma dayalı sistem umarız işinize yarar.

Kategoriler

5.0k soru

3.2k cevap

389 yorum

11.7k kullanıcı

...